Günün Sözü

Riski farkedin.
                 Değerlendirin.
                                Kontrol edin.

Zafer Keskin - Endüstri Mühendisi

A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

İş Sağlığı Güvenliği Risk Analizi Mühendislik Eğitim Danışmanlık

CASGEM BELGELİ İSG EĞİTİCİSİ

28 NİSAN DÜNYA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GÜNÜ


    Uluslararası Çalışma Örgütü ILO tarafından 2001 yılında 28 Nisan günü Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği günü olarak ilan edilmiştir.2003 yılından itibaren de her yıl 28 Nisan da bu gün çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.Bu gün artık geleneksel hale gelmiş ve her yıl bir tema işlenmesi kararı alınmıştır.Esas olarak kutlamalarda koruyucu sağlık ve güvenlik kültürünü oluşturmak sürdürülebilir kılmak hedeflenmiş,bu amaca yönelik faaliyetler baz alınmıştır. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü�nde, hükümetler, işveren ve işçi organizasyonları, iş kazası ve iş kaynaklı sağlık sorunlarını önleme konularında bilinç artırıcı etkinlikler düzenlemeye teşvik edilmektedir.Böylece tüm işveren ve çalışanların bir yıl boyunca sağlıklı ve güvenli işlerde çalışmaları,çalışırken kendi sağlık ve güvenliklerini düşünmeleri hedeflenmektedir.

    Geçtiğimiz 2006 yılında ILO nun teması �İnsana Yaraşır İş Güvenli İştir�� olmuştur.Burada Güvenli İşten kasıtla;verimli,üretken,kişisel gelişim-eğitimin sağlandığı,sosyal tarafların bütünleştiği ve çalışanların kendilerini ifade edebildikleri,gelişim ve üretime pozitif katkı sağladıkları,gerek işveren gerekse de çalışanlar açısından Sağlık ve Güvenlik riskleri içermeyen işyerleri tanımlanmaktadır.

    2008 yılının teması ise �Benim Hayatım,Benim İşim,Benim Güvenli İşim-İş Ortamındaki Risklerin Kontrolü �dür.Bu bağlamda 28 Nisan 2008 tarihinde ILO dünyada çeşitli etkinlikler düzenlemeyi planlamaktadır.

    İş kazaları büyük insani acılara ve maddi kayıplara neden olmaktadır.Dünyada her yıl 2 milyondan fazla çalışan iş kazaları ve çalışmadan kaynaklanan meslek hastalığı sonucu yaşamını yitirmektedir.Buna rağmen toplumların İş Sağlığı ve Güvenliği konusundaki farkındalığı henüz yeterli değildir.Hele bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde henüz İş Güvenliği kültürü dahi tam anlamıyla oluşmamıştır.Dolayısı ile bu konuya yeterince önem verilmeli ve sosyal tarafların aktif katılımı ile Güvenlik kültürü bilincini ulusal düzeyde artırma çabaları yoğunlaştırılmalıdır.İş Güvenliği öncelikli olarak bilgiye dayanır.Toplumların içine sindirdiği ve yaşama biçimi haline getirdiği bilgiye Kültür denir.Güvenlik Kültürünün yaygınlaştırılması yöntemiyle toplumda ;çalışan ve çalıştıran kesimlerin daha Sağlıklı ve Güvenlikli çalışma koşullarını sağlayacak davranış değişiklikleri oluşturulmalıdır.

    İşte bu bağlamda ülkemizde de 2006 yılında maddi ve manevi kayıpların azaltılması,İş Güvenliği bilincinin artırılması konusunda bir çok kampanya düzenlenmiş,Güvenlik Kültürü oluşumuna yönelik bilginin içselleştirilmesi çabaları yoğunlaştırılmıştır.Ülkemizde 2006 yılı genel olarak Güvenlik Kültürü ve özel olarak da İnşaatlarda İş Sağlığı ve Güvenliği �İnsana yaraşır İnşaat Çalışmaları temel alınmıştır.İnşaatlarda görülen İş Kazaları sonucu meydana gelen maddi ve manevi kayıpların azaltılmasının yolu buradan geçmektedir.

    2007 yılı ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Maden Mühendisleri Odası işbirliği ile �Maden İşletmelerine İş Sağlığı ve Güvenliği Yılı� olarak ilan edilmiştir.Madenlerde iş kazalarının hız kesmeden devam etmesi,bu gidişin pozitif anlamda geriye döndürülmesini gerektirmektedir.İnşaatlarla birlikte en tehlikeli ikinci sektör konumundaki Maden sektörü özellikle İş Kazalarının yanında Meslek Hastalıkları sayısının fazlalığı ile de göze çarpmaktadır.Ancak bu demek değildir ki başka sektörlerde meslek hastalıkları yoktur.Son günlerde bir TV programında da gündeme gelen Kot taşlama çalışanlarının dramı yüreklerimizi burkmuştur.İş Kazası beklenmedik ve planlanmayan bir şekilde bir anda ortaya çıkmaktadır.Zararları da ani,yıkıcı,maddi ve manevi olarak ta sosyal tarafları yıpratıcı olmaktadır.Ancak meslek hastalıkları 6 aydan ,bazen onlarca yıla varan bir süreçte sinsice ilerlemekte ,ortaya çıktığında ise artık geriye döndürülemez bir tahribatı olduğu görülmektedir.Tedavisi yapılabilirse eğer;çok zahmetli,uzun bir süreci kapsamakta maddi olarak da bedeli çok ağır olmaktadır.

    2007 yılında ve bu yılın ilk aylarında Tuzla tersanelerinde birbiri ardı sıra meydana gelen ölümlü iş kazaları,İstanbul Zeytinburnu-Davutpaşa da ruhsatsız,işletme belgesi olmadan çalıştırılan işyerlerinde meydana gelen patlama�Özellikle Davutpaşa da kayıtdışı çalıştırılan genç işçilerin yaşamlarını yitirmeleri yüreklerimizi burktu.Çaresiz kaldık,nutkumuz tutuldu,nefesimiz kesildi.Denetimsizliğin,yetersizliğin loş ortamında onlarca çalışanımızı toprağa verdik.Analar,babalar,eşler,çocuklar,ülke ağladı,umutsuz gözyaşı döktü..

    Tüm bunlar kader değildir.İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları önlenebilir,önceden öngörülebilir İşyeri Tehlikeleri ve Riskleri neticesinde meydana gelmektedirler. İş Sağlığı ve Güvenliği konusundaki yasalarımız,tüzüklerimiz, yönetmeliklerimiz bunların önlenebilmesi için eksiklik ve uygulanabilirlik zorluklarına rağmen,uygulamaya çalışıldığında büyük çoğunluğunu engelleyebilecek düzeyde açık ve anlaşılabilir bir mevzuattır.Yeter ki İş Sağlığı ve Güvenliği konusunu benimseyelim,istekli olalım.Zira �En Uzun Yol İlk Adımla Başlar�.Ülkemiz çalışanlarının 28 Nisan İş Sağlığı ve Güvenliği günü kutlu olsun.Nice Sağlıklı ve Kazasız günlere�

Zafer KESKİN
İş Güvenliği Uzmanı
A Sınıfı